- Turkcell bu hafta Apple TV'nin popüler içeriklerinin TV+ ile Türkiye'ye geleceğini duyurdu.
- Anlaşma kapsamında yalnızca Apple'ın 25 adet orijinal filmi TV+'ta izleyicilere sunulacak.
- Apple TV'nin sevilen dizileri ise maalesef ki bu yeni içerik seçkisinde yer almayacak.
Turkcell bu hafta “TV+ sana yeter” vizyonuyla şekillenen yeni içerik modeli hakkında önemli detaylar paylaştı. Geçtiğimiz günlerde şirket, Apple TV filmlerinin Turkcell TV+ ile Türkiye’de sinefillerle buluşacağını müjdeledi. Fakat anlaşmanın eksik kalan bazı detayları yeni ortaya çıkmaya başladı.
Daha önce HBO Max platformuyla benzer bir iş birliği gerçekleştiren Turkcell TV+, şimdi aynı modele Apple TV’yi de dahil ediyor. Fakat ne yazık ki Apple’la kurulan ortaklığın HBO’ya kıyasla çok daha sınırlı olacağı anlaşıldı. Bu durum, yıllardır Apple’ın streaming uygulamasını ülkemizde bekleyen kullanıcıları bir miktar hayal kırıklığına uğrattı.
Apple TV dizileri TV+’ta yayınlanmayacak
Turkcell, Apple TV ile yaptığı iş birliği kapsamında, platformda yer alan toplam 25 içeriği bu yıl TV+’a getireceğini resmen doğruladı. Brad Pitt’in başrolünü üstlendiği F1 The Movie de dahil olmak üzere ilgi çekici bir kataloğu ülkemize taşıyacak olan platform, Apple’ın orijinal dizilerini ise tamamen pas geçecek.
Bilindiği üzere Apple TV şu anda Pluribus, The Morning Show, Severance, Slow Horses, Silo ve Ted Lasso gibi çok sayıda orijinal diziye ev sahipliği yapıyor. Fakat bu popüler yapımların bir süre daha ne yazık ki Türkiye’ye gelmeyeceği anlaşıldı.
Şu anda Türkiye’de herhangi bir yasal streaming platformunda bulunmayan bu diziler, maalesef Turkcell TV+ ile yapılan anlaşma kapsamında yer almıyor. Yani ülkemizdeki dizi tutkunlarının bu sevilen yapımları legal yollardan izlemeleri için şimdilik herhangi bir yol bulunmuyor.
Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, TV+’ın yeni vizyonuyla ilgili şunları söyledi:
“Yaptığımız yatırımların anlamı, kullanıcı deneyimine ve sürdürülebilir gelire dönüştüğünde ortaya çıkıyor. TV+’ın bugünkü konumu da tam olarak bu yaklaşımın bir sonucu. Yerli ve global içerikleri, canlı yayınları ve spor karşılaşmalarını tek platformda birleştiren modelimizle yayıncılık sektöründe yeni bir denge kuruyoruz.
Eskiden 10 yılda bir yaşadığımız teknolojik dönüşüm, artık aylar hatta günler içinde gerçekleşiyor. Bu dönüşüm, tüketici beklentilerini ve tercihlerini de etkiliyor. Araştırmalar, çoklu platform aboneliklerinin izleyicide hem psikolojik hem de finansal bir yorgunluğa sebep olduğuna işaret ediyor. TV+ olarak, bu duruma değerli bir çözüm sunuyoruz.”
TV+ Genel Müdürü Gülçin Alıcı Gökçe ise TV+’ın global iş birliklerine değinerek şu açıklamalarda bulundu:
“İzleyici, sadece ‘ne izlediğini’ değil, ‘nasıl izlediğini’ de sorguluyor. Aradığı içeriğe zahmetsizce ulaşmak istiyor. Biz TV+’ta IPTV ve OTT’yi aynı dünyada buluştururken, alışkanlıkları yok saymadan yeni izleme davranışlarını doğru okuyan bir kürasyon anlayışı benimsiyoruz, deneyimi sadelikle büyütüyoruz. Çoklu abonelikler, dağınık kütüphaneler ve karmaşık arayüzler, abone yorgunluğuna neden oluyor. TV+ olarak bu durumu ortadan kaldıran bir deneyim tasarladık. Bir başka deyişle; 1 kutu ya da 1 uygulama, 1 arayüz, 1 abonelik, 1 şifre ve 1 fatura ile çok zengin, çok katmanlı bir deneyim yaşatıyoruz.”
Bu bir ‘co-petition’ modeli. Bunu Türkiye’de sadece biz yapıyoruz. Bu doğrultuda çok güçlü stratejik iş ortaklarımız var. DreamWorks, Paramount, Universal, AMC gibi güçlü yapımların yanı sıra yakın zamanda Apple TV ile 25 filmden oluşan özel bir anlaşma da yaptık. Diğer yandan Alf ve Mavi Ay gibi iki unutulmaz diziyle başlattığımız nostalji kataloğumuzu genişletmeye devam ediyoruz.
Tabii ki en güçlü iş birliklerimizden biri de HBO Max ile gerçekleştirdiğimiz anlaşma. HBO Max kütüphanesindeki tüm içerikler eş zamanlı yayınlanacak şekilde TV+’ta da yer alıyor. Bu bir lisans anlaşmasının ötesinde, güçlü bir teknoloji entegrasyonu. Kullanıcılar HBO Max içeriklerine TV+ içinde doğrudan erişebiliyor. Güçlü içerik ile güçlü altyapıyı aynı deneyim dünyasında buluşturuyoruz.”

