- İran'da Aralık ayı sonlarında başlayan şiddetli protestolar ve yerel para biriminin çöküşü, vatandaşları varlıklarını korumak için Bitcoin'e itti.
- İran halkı, borsalardaki varlıklarını kitlesel olarak kişisel cüzdanlara yöneltti.
- Piyasa uzmanlarına göre halk, Bitcoin'i adeta bir "finansal can simidi" olarak görmeye başladı.
İran’da Aralık ayının sonlarından bu yana yoğun protestolar yaşanıyor. Ülkedeki ekonomik belirsizliğin ortasındaki İran vatandaşları, giderek artan bir şekilde Bitcoin gibi kripto para birimlerini finansal bir güvenli liman olarak görüyor.
Piyasa uzmanlarının da dikkatini çeken bu durum, İran Riali’nin değer kaybetmesi ve yerel borsalardan kişisel cüzdanlara kripto para çekimlerinde belirgin bir artışla birlikte yaşanan ciddi bir ekonomik kriz ortamında gerçekleşiyor.
İran’daki protestolar, kripto para kullanımını tetikledi
Hızla yükselen enflasyon ve para biriminin değer kaybı ile kendini gösteren ekonomik kriz, İran halkı tarafından toplu protestolarla yankı buldu. Bunun yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump’ın askeri müdahale olasılığının da değerlendirildiği bu dönemde, eylemler yerel güvenlik güçleri tarafından sert bir şekilde bastırıldı.
28 Aralık’ta hükümetin yüksek gıda fiyatlarıyla ilgili tutumuna tepki olarak başlayan protestolar, İran’daki borsa platformlarından kişisel cüzdanlara Bitcoin çekimlerinde artışa yol açtı. Bu da ülkedeki bireylerin istikrarsızlık döneminde dijital varlıklarının doğrudan kontrolünü ele geçirdiğini gözler önüne serdi.
CoinDesk’in haberine göre bu yaklaşım, ülkede internet kesintisinin uygulandığı 8 Ocak 2026 tarihine kadar yoğun bir şekilde gözlemlendi. Son dönemdeki kitlesel protestolar sırasında kişisel cüzdanlara yapılan para transferlerinde önemli artışlar yaşandı.
Piyasa uzmanlarına göre İran halkının kripto para birimlerine eğilimi, ülkede meydana gelen çalkantı ortamında güvenli varlıklara yönelme eğilimi olarak yorumlanıyor.
Bilindiği üzere kripto paralar kullanıcıların finansal kısıtlamaları aşmalarına, bankaların veya hükümetlerin müdahalesi olmadan sınır ötesi transferleri kolaylaştırmalarına olanak tanıyor. Bu durum hükümet baskısı, savaşlar veya ekonomik krizler gibi küresel bağlamlarda gözlemlenen bir model olarak biliniyor.

