- Türk Telekom ve ASELSAN yerli akıllı telefon projesi için güçlerini birleştirdi.
- İki kurum tamamen yerli imkanlarla geliştirilen akıllı telefon ve iletişim cihazları üretecek.
- Bu tarihi proje ile beraber Türkiye'nin dışa bağımlılığının ciddi ölçüde azaltılması amaçlanıyor.
- Söz konusu cihazlar için 2027 yılında seri üretime başlanması bekleniyor.
Türkiye’nin savunma sanayii devlerinden ASELSAN, Türk Telekom ile birlikte yerli ve milli akıllı telefon projesi için harekete geçti. 2027 yılında seri üretime geçmesi planlanan bu cihaz, özellikle de ulusal güvenlik açısından stratejik olarak değerlendiriliyor. Milli hedefler doğrultusunda geliştirilen ürünle ilgili ilk detaylar kamuoyuyla paylaşıldı.
Ülkemizde yaşayan milyonlarca teknoloji kullanıcısının günlük iletişim alışkanlıklarını değiştirecek bir potansiyele sahip olan bu hamle, yüzde 100 yerli teknolojilerle geliştirilecek. Uzun yıllardır beklenen yerli donanım üretimiyle alakalı şimdi somut bir yol haritası çizildi. İşte ayrıntılar…
Yerli akıllı telefon projesinden neler bekleniyor?
ASELSAN ve Türk Telekom’un bu stratejik ortaklığı ile birlikte yerli akıllı telefon donanımı ve yazılımı baştan sona geliştirilecek. Bu sayede ülkemizin haberleşme teknolojilerinde dışa bağımlılığının en aza indirilmesi amaçlanıyor. Son kullanıcı cihazları ve yerli haberleşme ekipmanlarının gelecek yıl seri üretime girmesi planlanıyor.
TRTHaber’e göre savunma sanayisindeki askeri haberleşme tecrübesini sivil alana taşıyan ASELSAN şimdiye dek 1 milyondan fazla haberleşme sistemi üretip sahaya sundu. Bunun yanı sıra Emniyet ve Jandarma Teşkilatı için JEMUS ve KETUM projelerini hayata geçirdi.
Artık teknolojiyi üreten ve ihraç eden bir konumda olmak isteyen Türk Telekom’un da halihazırda Argela ve Netsia gibi iştirakleri sayesinde 70’ten fazla uluslararası patenti mevcut. Öte yandan şirketin Net Insight ile geliştirilen senkronizasyon ürünlerinin de iyi bir ticari başarı elde ettiği biliniyor.
Bu bağlamda ASELSAN ve Türk Telekom, tamamen yerli bir çip ve batarya teknoloji üretmeyi amaçlıyor. Öte yandan bu cihazların, siber güvenlik ve güvenli iletişim protokolleri ile birlikte olası tehditlere karşı dünyanın en güvenli telefonlarından biri haline gelmesi bekleniyor.
ASELSAN CEO’su Ahmet Akyol projeyle ilgili şunları söyledi:
“ASELSAN, haberleşme teknolojilerinde sahip olduğu saha tecrübesi, üretim kapasitesi ve kritik altyapı kurma yetkinliği ile bu ekosistemin doğal ve güçlü bir parçasıdır. Başta haberleşme olmak üzere bu gibi millileştirme projelerinin ASELSAN olarak her zaman destekçisiyiz. Yarım asrı aşan tarihimiz ve haberleşme sistemleri alanındaki köklü birikim ve kapasitemizle devletimiz ve milletimize hizmet etmeye devam edeceğiz.”
ASELSAN 1919 ve 1920’nin hikayesi
Bilindiği üzere yerli ve milli telefon girişimi aslında ASELSAN için bir ilk değil. Şirket daha önce 1990’lı yılların sonlarında ASELSAN 1919 ve 1920 adlı iki telefon geliştirmişti.
ASELSAN’ın bu ilk girişimlerini sosyal medya hesabından anlatan gazeteci Ardan Zentürk, ASELSAN 1919 ve 1920’nin hikayesini şu şekilde anlattı:
“Türkiye’nin ilk yerli cep telefonu üretimi1994 yılında mühendislerin çalışmalarıyla başlayıp 1997 yılında piyasaya sürülmesiyle gerçekleşti. Türkiye’nin bu alandaki ilk milli adımı ASELSAN 1919 modeliyle atıldı.
İşte ilk yerli cep telefonu hamlesinin öne çıkan detayları: Başlangıç ve Tasarım: 1994 yılında yaklaşık 30 kişilik bir ASELSAN mühendis ekibi yerli cep telefonu üretmek için çalışmalara başladı. Telefon, adını Atatürk’ün Samsun’a çıkış tarihi olan 1919’dan aldı.
Piyasaya Çıkış: Üretilen ilk parti 500 adet telefon Azerbaycan ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti başta olmak üzere 10 ülkeye ihraç edildi.
Model Çeşitliliği: ASELSAN 1919’un ardından ASELSAN 1920 isimli ikinci bir model geliştirildi.
Neden Devam Etmedi?: Proje, küresel rakiplerin pazara hızlı girmesi ve patent anlaşmazlıkları gibi gerekçelerle yarım kaldı. Güçlü küresel markalar karşısında üretim durduruldu ve seri üretime geçilemedi.
Devrim arabası gibi başarılı bir çalışmaydı aslında devam edebilirdi o arabanın başına ne geldiyse bu projenin de başına o geldi…”



